Film takıldı, bir noktada öyle kaldı..
"Makiniiiist!" diye bağırırdım bir tane olsaydı,
Kimseyi suçlayamadım kendimden başka..
Kumanda.. Ah kumanda.. Yardımcı olur muydu bana?
Arandım durdum ama yoktu işte yine burada..
Film oynatıcı kapalı bir kasada..
Kader, dedim..
Film takılı hala, bir resimde duruyor..
Oturup karşısına bakıyorum.
Daha yeni başlamıştı, daha yeni ne olduğu anlaşılıyordu,
tam macera doruğa çıkmak üzereydi ki..
...
..birden öyle kaldı işte..
ben de bakakaldım..
şu anda olduğu gibi.. ve gözlerimi ayıramıyorum..
ayırsam, başka işlere gitsem,
kafam hep orada, acaba devam etmeye başladı mı diye düşünüyorum..
akşama heyecanla koşarak odaya dalıyorum..
..o donuk resimle karşılaşma..
karşısına çömüp bakıyorum..
durmadan izliyorum, film gibi geliyor..
önceki sahneler habire oynuyor kafamda
devam ettirmek için hazır bir şekilde bekliyorum..
Bir süre sonra artık o kareyi izlemek için giriyorum odaya..
Bunun bir film olduğunu çoktan unuttum..
Artık bana bir ömrü anlatan bir resim bu;
film olan ise bunun devam etmesini bekleyen ben'in hayatı..
Tek hareketli şey o artık bu dünyada..
Ve de geçmişin anıları..
Bir daha izlesem diyorum, yine bu noktada takılsa da bir daha izlesem diyorum..
Olmuyor..
Aklımdan başka bir yerde olmuyor..
Sonra unutuyorum.. Günlük koşuşturmalar arasında unutuluyor oda..
Karanlık duvarlarına yansıyor aydınlığı ekranın..
Oda, eski kokuyor..
Geri döndüğümde bir aydınlık alıyor gözümü,
içeriye giriyorum..
Bütün olanlar arasında durduğunu unutmuşum..
Hayat o kadar hızlı akıp geçiyor ki,
ben trenin peşinden koştururken istasyonu unutuyorum..
Nereden bindiğimi unutuyorum..
O koku dalgası tokat atıyor suratıma,
resmin karşısına çöküp ağlıyorum..
Özür diliyorum onu unuttuğum için buralarda
O kare bana öylece bakıyor.. Ne ileri, ne geri..
Saatler sonra bir tren daha geçiyor..
Ve özür dileyip tekrardan çıkıyorum odadan..
Yeni koşuşturma başlıyor benim için,
aklımda o ekran
Trene atlıyorum, beni filmin devamına götüreceğini umaraktan..