Zaman zaman yüzünü ellerimin arasına alıyorum
Ve diyorum: "Dinle çocuk, beni çok iyi dinle..."
Sonrasını getiremiyorum, her seferinde
Boş bakan gözlerini bana dikiyorsun umutsuzca
Ne dediğimi anlamadan
Ne saçmalıyorum ben, diye düşünüyorum kimi zaman
Ne söylemek istiyorum da gelmiyor diye sineye çekiliyorum
Örümcek ağlı köşelerde tozları eşeliyorum bulmak için
Hiçbir yerde yok..
Sen bana bakmaya devam ediyorsun...
Ve ben o sırada farkediyorum
Sana bakmanın kifayetsiz tanımı dilimi hadım bırakıyor
Cümleleri yaratamıyorum
Sana bakınca her şey unutuluyor bir anda
Dertler sıkıntılar, mutluluklar coşkular, siliniyor hepsi
Bir sen kalıyorsun, bir de iki çift bakışan göz..
Ardından ikimizden de çıkmıyor bir söz
Kendi sessizliğimizde başbaşa kalıyoruz böylece..
Gözlerimi kapayıp başka bir tarafa döndürüyorum kafamı
Kelimeler gelecek böylece, belki utangaç veya aptal gibi gözükeceğim ama...
..Kahretsin, bu sefer de aklımdan çıkmıyorsun..
February 10, 2008
Bir Zamanlar...
Bugün kendi başına oturmanın getirdiği manasızlıkta seni düşünmek istedim
O mantıksızlığı yaşayacak zamanım kalmamıştı..
Bir zamanlar sıkı sıkı sarılıp koynunda uyuduğum o zaman dilimine
Manasız ve mantıksız deme alışkanlığı, hayatım ellerimden kaydıkça ortaya çıkmaya başladı..
Yavaş yavaş farkediyordum, artık bu hayat benim değildi, elimden alınmıştı
Bir dayatmaydı adeta, bir parantezin açılımıydı, acı çekerek yaşancak bir yaşamın işaretiydi..
Olduğum her şeyi olmamak uğruna yaşanacak yıllardı üzerimden geçecek..
Bir bağı yıllarca sürmekti sonunda üzümünü yiyebilmek için
Üzümü parçalayan dişlerin takma olduğu o zamanda...
O an sen geldin aklıma, sen ne kadar da büyümüş olacaktın
Belki bütün o emek arasında kaybolup unutulacaktın
Arada bir "mantıksızlaşma" arzusu beni fethettiğinde gözlerimi açıp
"Aman tanrım, Özge Hayal'i geçmişte unuttum!" diye deryat edip
Danışmaya koşacağım gözüm yaşlı, çocuğumu bulmaları için..
Sonra günlerce dizlerimi döveceğim, hayatın bütün güzellikleri unutturmasına yanacağım
Elimden alınan yıllar için ağlayacağım, ta ki gözyaşlarım artık gelmeyene kadar..
Sonra ne mi? Sonra bir burun çekişiyle tekrardan tarlaya dönüp
Seni hayallerimle besleyemeden, aç bırakacağım..
Korkunun eli gırtlağıma yapışmış durumda,
Annenin sesi yankılanıyor kulaklarımda
"Bir Özge vardı, iyi kızdı, ne yapıyor acaba?"
Ya hayat beni benden çekip alırsa
Ve sensizlik düşlerinde bırakırsa?
Ya imkansız denilen şeyler bir gün gerçek olursa?..
Oturdum, unutmaya çalıştım seni
Oturdum, doğumundan bugüne kadar olan her şeyi
Silip atmaya çalıştım..
Olmadı.. Olamadı.. Olamazdı..
Derin bir nefes aldım korku çekerken elini
Tüm nefretiyle küfrederken bana.
Zaman zaman seni düşünmemezliğe mahkumdum
Ama güzel ve kötü zamanların meleğiydin sanırım
Başucumdaki oyuncak ayıya sarıldıkça aklımı kaplayan tek koruyucu
Delirmememi sağlayan tek aracı
İnsan denilen varlığı sevebilmem için bir neden
İnsanlık denilen monarşinin dayattığı hayatı bir kenara atıp
"Mantıksızlık ve manasızlık" havuzunda boğulmak için yeterli bir intihar mektubu..
----------------
Now playing: Duman - Ah
O mantıksızlığı yaşayacak zamanım kalmamıştı..
Bir zamanlar sıkı sıkı sarılıp koynunda uyuduğum o zaman dilimine
Manasız ve mantıksız deme alışkanlığı, hayatım ellerimden kaydıkça ortaya çıkmaya başladı..
Yavaş yavaş farkediyordum, artık bu hayat benim değildi, elimden alınmıştı
Bir dayatmaydı adeta, bir parantezin açılımıydı, acı çekerek yaşancak bir yaşamın işaretiydi..
Olduğum her şeyi olmamak uğruna yaşanacak yıllardı üzerimden geçecek..
Bir bağı yıllarca sürmekti sonunda üzümünü yiyebilmek için
Üzümü parçalayan dişlerin takma olduğu o zamanda...
O an sen geldin aklıma, sen ne kadar da büyümüş olacaktın
Belki bütün o emek arasında kaybolup unutulacaktın
Arada bir "mantıksızlaşma" arzusu beni fethettiğinde gözlerimi açıp
"Aman tanrım, Özge Hayal'i geçmişte unuttum!" diye deryat edip
Danışmaya koşacağım gözüm yaşlı, çocuğumu bulmaları için..
Sonra günlerce dizlerimi döveceğim, hayatın bütün güzellikleri unutturmasına yanacağım
Elimden alınan yıllar için ağlayacağım, ta ki gözyaşlarım artık gelmeyene kadar..
Sonra ne mi? Sonra bir burun çekişiyle tekrardan tarlaya dönüp
Seni hayallerimle besleyemeden, aç bırakacağım..
Korkunun eli gırtlağıma yapışmış durumda,
Annenin sesi yankılanıyor kulaklarımda
"Bir Özge vardı, iyi kızdı, ne yapıyor acaba?"
Ya hayat beni benden çekip alırsa
Ve sensizlik düşlerinde bırakırsa?
Ya imkansız denilen şeyler bir gün gerçek olursa?..
Oturdum, unutmaya çalıştım seni
Oturdum, doğumundan bugüne kadar olan her şeyi
Silip atmaya çalıştım..
Olmadı.. Olamadı.. Olamazdı..
Derin bir nefes aldım korku çekerken elini
Tüm nefretiyle küfrederken bana.
Zaman zaman seni düşünmemezliğe mahkumdum
Ama güzel ve kötü zamanların meleğiydin sanırım
Başucumdaki oyuncak ayıya sarıldıkça aklımı kaplayan tek koruyucu
Delirmememi sağlayan tek aracı
İnsan denilen varlığı sevebilmem için bir neden
İnsanlık denilen monarşinin dayattığı hayatı bir kenara atıp
"Mantıksızlık ve manasızlık" havuzunda boğulmak için yeterli bir intihar mektubu..
----------------
Now playing: Duman - Ah
Subscribe to:
Comments (Atom)