October 9, 2007

Uzak Diyarlar - Gitmek Bilmeyen Mektup

" Ayrılıkların bu kadar zor olduğunu bilmezdim.. Hep o kısa gezilerdeki gibi olacak sanıyordum. En sevdiği oyuncaği yamaçtan aşağı düşürmüş bir çocuk gibi hissediyorum kendimi. Bu da bir gezi ama" derin bir iç çekti, "hiç sonu gelmeyecekmiş gibi geliyor!"
Sakalını hafifçe çekip kabartarak, yer yer de tarayarak düzeltiyordu adam. Sakal kepeklerinin üzerine dökülüşünü izlerken alnını kırıştırdı, ama dikkati düşmüş bir tel sakala çevrildi. Dikkatlice baş ve işaret parmağının arasına kıstırdı, çekiştirip oynamaya başladı.
Karşısındaki adam onu izlerken sakince yanıtladı: "Geleceğini biliyorsun çünkü; o kısa gezilerin kısa olduğunu bilmesen aynı duygular yine kaplardı içini. şu anda eski hayatının sürgünündesin: özlemini çekeceğin her şey orada ve sen, yaz gelene kadar oraya 'benim' diyemeyeceksin!"
"Felaket tellalliği için sağol yahu! Peki ilacı nedir, nasıl kurtulacağım bundan?"
"Kızın gidiyor bugün, kendinden bir parçayi onunla gönder.. Mesela bir mektup veya kartpostal."
"Evet bak o olabilir, böylece döner dönmez mektubu annesine ulaştırır..." düşüncelerle buğulanan gözleri, karşısındaki adamin üzerinde varolmayan bir noktaya kilitlendi. Bu dalgınlığı fırsat bilen adam, onu iğnelemek için o bildik tavrını takındı ve de gülümseyerek "Yeni sevgilin ne olacak" dedi, "biliyorsun, kizinin annesinin her konuşmanızda sorduğu şey o!"
Düşüncelerden silkinerek uyanan gözler kısıldı ve karşısındakine döndü. Adam öne doğru eğilip kontuara yaslanarak, karşısındakinin onu sinirlendirmeye çalıştığını umursamaz bir tavırla "Sen de biliyorsun ki artık sevgilim falan yok. Burası farklı bir dünya, ben de farklıyım ve 'benim' diyebileceğim her şey orada!"
"Sen bilirsin" dedi havaya bakarak "ama unutma ki ona 'benim' diyen birileri var artık. Aşkına formaliteden daha çok öncelik versen iyi olur!"
"Lanet olsun! Anlamamayi nasil beceriyorsun? Kaç kere söyleyeceğim, formalite değil bu, değer vermeyle ilgili! Sen hiç mi bir insan sevmedin, hayatinda bulabileceğin tüm güzelliklerden çok değer vermedin? Her şeyden önemli bir kadin o benim için!"
"Yani onu daha çok seviyorsun.. Neden onunla değilsin o zaman?"
"Seninle gerçekten ugraşamayacağim, izin verirsen hazirlanmam gerekiyor." Musluğu açtı, elini soğuk suyun altina daldirip bir avuç suyu suratina vurdu. "Sırf bana bu harika çocuğu bahşettiği için bile minnet borçluyum.."
"Karşısındaki adam yine o sinsi ifadeyi takınıp gülümsedi ve "Bir bakıma formalite diyorsun!" dedi.
"Seni gidi kit beyinli oros..."
"BABAAAA!!" diye seslendi içeriden bir kız. "Haydi geç kalıyorum, beni uçağa götürecek amca gelecek, son hazırlıkları yapalım!"
"Tamam geliyorum hemen" dedi adam. Iki adam donuk gözlerle birbirlerine bakarak karşılıklı diş fırçaladılar...